Cumartesi, Kasım 12, 2011

sen yanmasan.. ben yanmasam...

10 kasım'da yazmadım, yazamadım...
biz... bu ülkenin aydınlık(!) geleceği hani...
veda filmini düşünüyorum, hava kurşun gibi ağır'ı okuyorum, nazım'ı düşünüyorum...
bizim yaşımızda, gencecik ve onurlu insanlar... kendilerini, yaşadıkları dünyayı ve içinde bulundukları şartları değiştirmeye, güzelleştirmeye adamış yürekli insanlar...
günümüze bakıyorum sonra..

persepolis'te geçiyordu galiba:
çocuğun "ülkende tüm bunlar olurken sen ne yapıyordun anne?" diye sorduğunda ne diyeceğim...

7 yorum:

  1. Ezgicim yazdiklarinla oyle hAklisin ki...O zamanin dusunceleri ile insanlarin idealleri ile suandakilerin zerre alakasi yok.Persepolis benim de en sevdigim filmlerdendir.Ama her sahnesinde benzerlikleri gordukce icim acimistir

    YanıtlaSil
  2. ne denilebilir ki..en çok biz izmirliler savaşıyoruz,savaştık ama biz bile yenilmeye başladık..yazık ki ne yazık..
    Ezgi ya sen bostanlıdamısın bide aaa valla yan komşumsundur belki ya:)ben yeni bostanlılıyım bakalım alışmaya çalışıyorum kolay oluyor:)asıl göztepeliyim tabi onlara çaktırma ama karşıyaka ciden güzel ya:)

    YanıtlaSil
  3. Onun sevgisi kalbimizde oldukça her şey daha güzel olacak :)

    YanıtlaSil
  4. sevgili Lulu,
    sanıyorum "bir şeyleri değiştirebileceğimize dair inancımız" yok en temelde... persepolis çok etkileyici, bir o kadar üzücü bir filmdir benim için de..
    sevgili Milena,
    bostanlı'da değil, karşıyaka merkezdeyiz biz;) gerçi ben istanbul'dayım 2 yılı aşkın süredir:/ karşıyaka, bostanlı can'dır hakikatten. hoş geldin;)
    sevgili Bolat,
    umarım..
    sevgili Özgür Ceren Can,
    teşekkür ederim;) çok mutlu oldum.

    YanıtlaSil
  5. Harika yazmışsın, ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  6. sevgili Sehrin Dansi,
    çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil