Cumartesi, Kasım 12, 2011

izmir desem sineması

şimdi, bilmeyenler için bir güzellik yapıp, güzel izmir'in sahip olduğu bir güzellikten bahsedeceğim;)
pasaport iskelesinin çok yakınında , alsancak'ın göbeğinde bulunan desem sineması'ndan.

desem sineması, 9 eylül üniversitesi rektörlük binasının içinde üniversitenin sürekli eğitim merkezi'ne bağlı olarak uzun yıllardır kesintisiz (bazı yazlar hariç) hizmet veren sinematektir.


benim keşfim lise yıllarımda, popüler filmlerden uzaklaşmaya başlayıp kendi sinema zevkimi oluşturmaya başladığım zamanlara tekabül eder.
desem, im juli, wilbur wants to kill himself, italian, solino, dogville, edukators, good bye lenin gibi avrupa filmlerini izleme, öğrenme şansını bana tanıyarak sinema zevkimin gelişmesine hatırı sayılır bir katkıda bulunmuştur.
üniversite yıllarım boyunca da elimden geldiğince programı takip edip, orada pekçok önemli filmi izledim.
izmir'de sinema salonlarında, gişe kaygısıyla çoğu yapımın -maalesef- gösterime girmeyişi, beni oldukça üzerken, üzerinden 3-5 ay geçtikten sonra desem'de izleme şansım olduğunu bilmek gerçekten rahatlatıcıydı...
hem de en uygun sinema salonunun yarı fiyatına!
şimdi istanbul'da izmir'e dair en çok özlediğim şeylerden biri, kesinlikle desem.
izmir'de yaşayanların bu nimeti iyi değerlendirmelerini -naçizane- öneririm!
bu da, ekim-aralık programı:
incelediğinizde, bana hak vereceksiniz.

sen yanmasan.. ben yanmasam...

10 kasım'da yazmadım, yazamadım...
biz... bu ülkenin aydınlık(!) geleceği hani...
veda filmini düşünüyorum, hava kurşun gibi ağır'ı okuyorum, nazım'ı düşünüyorum...
bizim yaşımızda, gencecik ve onurlu insanlar... kendilerini, yaşadıkları dünyayı ve içinde bulundukları şartları değiştirmeye, güzelleştirmeye adamış yürekli insanlar...
günümüze bakıyorum sonra..

persepolis'te geçiyordu galiba:
çocuğun "ülkende tüm bunlar olurken sen ne yapıyordun anne?" diye sorduğunda ne diyeceğim...