Çarşamba, Haziran 12, 2013

bir insanın hayatından daha kıymetli ne olabilir?

tarih yazılıyor 2 haftadır... 
tarih yazıyor yaşananları... 
"demokratikleşememe" sürecimize bir katliam,  insanı insan olmaktan utandıran bir acı daha ekleniyor...
toplumsal hafıza unutmayacak bu yaşadıklarımızı, hepimizi etkileyecek... 
bizden sonrakileri de...

şiddet durmuyor; durdurulmuyor...
lütfen söyler misiniz:
"bir insanın hayatından daha kıymetli ne olabilir?"
ve
"şu an bu yaşananları daha fazla kimseye zarar gelmeden durdurma gücünüz ve yetkiniz olsaydı durdurmaz mıydınız?"
bu soruların yanıtları çok basit gerçekler değil mi peki? nasıl oluyor da durdurulmuyor hala, nasıl oluyor da seyirci kalınıyor?


olaylara mesafeli bir duruş sergileyen halka gelince; lütfen bana biri neden desteklemediğine dair mantıklı bir açıklama yapsın! çünkü ben gerçekten anlayamıyorum; nasıl olur da böyle bir şiddete sessiz kalınır? 



ama n'olur şunu demeyin mesela bana:
"ama onlar da esnafa zarar verdi, camları kırdı."
olayların nasıl başladığına ve nasıl geliştiğine bakın bunu demeden önce...
kaldı ki, direnişe destek veren kimse yoktur ki şiddeti onaylasın... 
bizlerin de savunduğu şiddet falan değil yani. 
ben de istemezdim hiçbir şeye zarar gelmesini... 
ve fakat ben her şeyden önce- tüm maddi hasarlardan önce- isterdim ki "tek bir vatandaşımız, sokak hayvanımız, ağacımız zarar görmesin!"


son olarak, bir de direnişi destekleyip de "türkiyenin imajı sarsıldı"cılar, "dünyaya rezil olduk"çular var...
halk bu kadar acı yaşarken, bu kadar aşağılanma, değer görmeme yaşarken dışarıdan nasıl göründüğümüze odaklanmak benim yapabileceğim bir şey değil...

bitirirken dante- ilahi komedya'dan bir alıntı yaraşır diye düşündüm:
"cehennemin en karanlık yerleri, buhran zamanlarında tarafsız kalanlara ayrılmıştır."

6 yorum:

  1. Uzun zaman oldu! Nerdeyse unutmuştum bir blogum olduğunu. Az önce masa üstündeki linkten Twitter'a girip #gezi olaylarını takip etmek istediğimde farkettim kendi bloğumun linkini :) Hemen aklıma sen geldin, Ezgi de bir şeyler yazmış olabilir mi diye düşündüm :) Diğer takipçimin Twitter da yazdıklarını okuyorum zaten. Yazdıklarına göz attığımda gözlerim nemlendi. Aksini düşünemeyecek olmama rağmen sen de çapulcu olmuşsun ve bana moral veren gençlerin arasına katılmışsın :)

    Bu ve diğer yazılarına hemen bir göz atacağım.
    Gezi'deki gençler sayesinde artık gelecekteki Türkiye'ye daha başka bir gözle bakıyorum! Topçu veya başka bir ucube bina Taksim-Gezi nin yerine dikilemeyecek artık! Bu gelişme gençlere başka kapıları da açacaktır!

    Madem sen de Çapulcu olmuşsun, senin aracılığınla tanıdığın tüm Çapulculara Karadeniz'den selam göndereyim! İstanbul'a gelmem şu sıralar mümkün olsaydı keşke! #gezi de tarih yazılıyor! Provakatörler varmış, var dır, devlet kendi eliyle davet etti Taksim'e onları, beni hiç ilgilendirmiyor! Ben sedece #gezi yi ve ordaki gençleri, yüreği temiz insanları bilirim. Sonuna kadar sizinleyim!

    İYİKİ VARSINIZ !

    YanıtlaSil
  2. sevgili cengiz,
    teşekkür ederim;)
    meseleyi anlamayanların deyimiyle "çapulcu" olmaktan başka bir yol bulamıyorum kendime... ve dediğim gibi desteklemeyenleri de gerçekten anlayamıyorum...
    insanı seviyor, insana değer veriyor olmanın doğal sonucudur bu yaşananlara tepki vermek bence...
    gözlerim hep dolu dolu benim de...
    diğer şehirlerden gelen destekler de çok değerli çok anlamlı..
    bin selam sizlere de, iyi ki varsınız siz de!

    YanıtlaSil
  3. dediğin gibi "toplumsal hafıza unutmayacak bu yaşadıklarımızı"... işte bu yüzden değişecek inşallah birşeyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili zeze,
      umutlu olmak istiyorum; ama, dalgalanıyor duygularım.
      gezi parkına gittikçe umut doluyorum, yaşama bağlanıyorum; değişmeyen, inatlaşan, dinlemeyen idarecileri gördükçe yaşam enerjim sönüyor...

      Sil
  4. #geziden dolayı birşeylerin artık değişmesi gerektiği hala tam olarak anlaşılamadı! Faiz lobisi gibi ne anlama geldiği anlaşılamayan bir garabete attılar topu!Gezi Gençlerinin Faiz Lobisi ile nasıl bir bağlantısı olabileceğini ben hala anlayabilmiş değilim.
    Yukarda tatil fotolarını gördüm, bir göz atacağım. Ben de kısa bir tatil yaptım sayılır :)Eskiden yaptığım gibi sırt çantamla yaptığım tatillere benzemedi elbette, ama olacak o kadar, artık yaş 20 kiloluk çanta ile dere tepe gezmeye müsaade etmiyor :) Yine de Perşembe koyları ve Uzun Saçlı ile sohbet iyi geldi :)
    Tatile çıkabilmek bile tek başına harika hissettiriyor insana! Umarım tek dertleri birilerine akıl vermek, had bildirmek olan insanlar da bir gün gerçek bir tatile çıkarlar! Özellikle siyasetçilere, hiç tanımadıkları bir kasaba veya köyde senede en az 15 günlük tatil şartı getirilmeli! Denize girip kimlikleri, danışmanları olmadan balıkçılarla, esnafla, yerel halkla sohbet etmeli, pazar da pazarlık yaparak elma, domates almalılar!
    5 yıldızlı otellerde kalmadan tabi :))

    YanıtlaSil
  5. sevgili cengiz,
    aynen! bir şeyler değişmeli... olmuyor gitmiyor bu kadar hukuksuzluk bu kadar "ben yaptım olduculuk"...
    tatil güzel şey, düşüncesi de, planı da, kendisi de;)
    karadeniz'e hiç gelmedim ben! uzun saçlı ile sohbet de edemedim dolayısıyla... dilerim bir gün olacak!!!

    YanıtlaSil