Cumartesi, Haziran 01, 2013

taksim gezi parkı- türk psikologlar derneği bildirisi

Gelişmeleri Üzülerek ve Endişeyle İzliyor, Kınıyoruz!


Kamuoyunun dikkatine;

İnsana mutluluk ve ilham veren doğa manzaraları, kent ortamının stresini azaltmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre doğanın insanlara ev ve iş ortamından uzaklaşma imkanı tanıma, yalnız kalma ihtiyacını karşılama, sessizlik ve sakinlik hissi verme gibi birçok duygusal katkısı bulunmaktadır. Aynı şekilde diğer insanlarla daha kolay tanışma ve ilişki kurma, toplum ruhu ve yerel doğal alanlar konusunda sorumluluk hissi geliştirme, sosyal sınıflar arasındaki sınırları kaldırarak kaynaşmayı destekleme gibi sosyal anlamda da insana birçok faydası söz konusudur. Yine yapılan bilimsel araştırmalar, doğa ile iç içe bulunmak kadar parktaki ağaçları, çiçekleri, yeşili seyretmenin hatta bu tür alanların yakında bulunduğunu ve istendiğinde kullanılabileceğini bilmenin bile psikolojik anlamda insanlar üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu göstermektedir. Kent fiziksel, sosyal, kültürel, tarihsel bağlamda parklarıyla bir bütündür. Dolayısıyla kentin sahip olduğu özellik ve işlevleriyle kullanıcıların isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde korunarak düzenlenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir.


Kentler fiziksel, sosyal, kültürel, tarihsel bağlamda parklarıyla, binalarıyla birer bütündür. Dolayısıyla kentlerin; sahip oldukları özellik ve işlevleriyle kullanıcıların isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde korunarak düzenlenmeleri ve geliştirilmeleri gerekmektedir. Kapitalizmin simgesi Amerika’da, emlak rantı oldukça yüksek olmasına rağmen Manhattan’ın göbeğinde bulunan ve dokunulmadığı gibi korunan Central Park ile İngiltere’de, Londra’nın en kıymetli arazisi olan Hyde Park işte tam da bu nedenlerle vatandaşlarının ve devletlerinin güvencesi altındadır.

Bu anlamda Taksim Gezi Parkı’na sahip çıkan kent halkını sonuna kadar desteklediğimize dair düşüncemizi dün sosyal medyada paylaştık. Ancak bu sabah, aynı dün sabah olduğu gibi, yaklaşık 100 yıllık ağaçların sökülmesini önlemek ve doğayı korumak için nöbet tutan grubu, bu uğurda çırpınan yürekleri dağıtmak adına halkın sağlığı kadar doğayı koruma ile de yükümlü olan güvenlik kuvvetleri tarafından yapılan şiddet içerikli müdahaleleri üzüntü ve endişeyle izledik.

Daha önce farklı durumlarda da belirttiğimiz gibi; kitlelere veya gruplara karşı devlet eliyle girişilen müdahaleler,  bireyler üzerinde fiziksel olduğu kadar psikolojik problemlerin yaşanmasını da tetikleyebilmektedir. Bu tür deneyimler müdahaleye maruz kalan bireyler, onların yakınları ve medya aracılığıyla bu tür görüntülere defalarca şahit olan toplum üzerinde üzüntü, korku, öfke, şiddet, güvensizlik ve çaresizlik gibi birçok olumsuz duyguyu harekete geçirerek toplumsal vicdan ve adalet duygusunda onulmaz yaralar açılmasına neden olabilmektedir.

Türk Psikologlar Derneği olarak Taksim Gezi Parkı’na ve içindeki ağaçlara sahip çıkan kent halkını tamamen haklı bulduğumuzu ve sonuna kadar savunacağımızı ayrıca temel insan hakları olan ifade, örgütlenme ve gösteri haklarının bastırılarak engellenmesini onaylamadığımızı ve asla onaylamayacağımızı bildiririz.