Salı, Aralık 16, 2014

çarşı, darbeye karşı!

kendimi bir dine, bir millete, bir etnik kökene ya da doğum yoluyla edinilen ve çaba harcamadan sahip olunan hiçbir şeye çok ait hissetmediğimi söylemekte bir beis görmüyorum ben.
"çok şükür ki müslümanım", "türk olduğum için gurur duyuyorum" gibi cümleleri kuran kişilerin çin'de, kanada'da, avusturalya'da ya da bir başka coğrafyada dünyaya gelmiş olsalardı yine bu cümleleri kurup kuramayacak olduğunu merak ederim hep... "coğrafya kaderdir" dediği gibi anımsayamadığım birinin...
osmanlıca tartışmasına pek girmiyorum, burada da girmeyecektim esasen, ama; söyleyecek iki çift lafım içimde kalmasın. bana kalırsa, isteyen rusça öğrenir, isteyen uygurca; ama devlet eliyle amaçsızca, plansızca neden böyle bir zorlamaya gidilir, anlamak güç. ya da değil. tek amaç, yine toplumu ikiye ayırmak çünkü.
"osmanlı da osmanlı" diye kasım kasım kasılanlar da sanırsın kendisi dayandı viyana kapısına. hem geçti anacım o günler. tamam bir dönem güçlüydü; ama bitti. şu an güçsüz bir ülkenin vatandaşısın. bir tür savunma mekanizması olarak görüyorum ben bu tavrı... o açıdan anlayabiliyorum.
velhasıl bense kendimi; insanı, tüm canlıları, doğayı ayırt etmeden seven biri olarak değerlendiriyorum. hiçbir siyasal görüşe, fikre, topluluğa yakın değilim.
ve fakat, haziran 2013'te, ilk defa, bu ülkede yalnız olmadığımı anlamıştım. benzer değerleri olan, benzer kaygıları paylaşan azımsanamayacak kadar büyük bir kitle olduğunu görmüş, kendimi bir nebze güçlü hissetmiştim.
ve aynı dönem "çarşı" ile tanıştım. o zamana kadar futbolla zerre ilgilenmeyen, "çarşı"yı duyan ama bilmeyen biriydim. anladım ki "çarşı" futbol aşrı bir şey. bir topluluk ki, ülkedeki her türlü ayrımcılıkta, felakette, duyarlılık gösterilmesi gereken her konuda söz söylüyor, harekete geçiyor. görmezlikten gelmiyor, sivil toplum olarak sağduyulu bir biçimde demokrasiyi icra ediyor! çok saygı duydum, destekledim.
ve bugün, halkın hakkı ile toramanlaştıkça toramanlaşan adamlar aklanırken, çarşı yargılanıyordu.
orada olamadım ama tüm kalbimle oradaydım...

(haziran 2013- çarşı basın açıklaması)

4 yorum:

  1. Ne kadar değerli bir kadınsın. Sadece bunu söylemek istiyorum. Senin gibi düşünen her insan iyi ki var... Yoksa bu dünya hiç çekilmez gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili Serkan Aydemir,
      çok teşekkür ederim. mahçup oldum:)

      Sil
    2. Olur mu Ezgi bak bu söylediğim çok çok daha anlamlı artık bu ülkede. Kadının kendini kapatarak erkeğin egemenliğine bırakmasını özgürlük zanneden kişilerle çoğalıyor bu ülke. Niye ana okuluna din dersi geliyor zaten bu yüzden kafa yıka ki büyüdüğünde düşünmeyen köle kadınlar çıksın piyasaya. Üzülüyorum bu kafalar gitmediği için ve muhalefet bunları hak hukuk yoluyla götürmeye çalıştığı müddetçe işimiz çok zor.

      Sil
    3. sevgili Serkan Aydemir,
      özgürlük, demokrasi, hak, haksızlık, hoşgörü... tüm bu kavramların anlamı farklılaştı ne yazık ki...

      Sil