Çarşamba, Temmuz 01, 2015

kim daha duyarlı yarışı... kazananı yok...

internette sürekli bir veri akışı var. ve ne yazık ki, bunca hızlı haber, fotoğraf ve yazı akışının kaynağı belirsiz, güvenilmez ve zaman zaman da yalan yanlış… bu anlamda çok da manipülatif.
başta twitter ve facebook olmak üzere sosyal medya sayesinde, artık hepimiz dünyada olup bitenden daha fazla haberdar olabiliyoruz. ve ayrıca, daha hızlı ve kolay örgütlenebiliyoruz, tepki verebiliyoruz. savcılığa suç duyurusu yapmak ya da yürümek gibi zor, riskli ve sorumluluk gerektiren bir tepki değil çünkü… evimizde uzanırken tek tuşa basmamıza bakıyor…
bu da bence halkımızda çok çirkin bir “duyarlılık yarışı”na neden oldu. oysa, herkes istediği konuda istediği oranda hassas olmakta, vicdanı ölçüsünde istediğine istediği kadar tepki vermekte özgür.
insanların kutuplaşma hızına o kadar şaşırıyorum ki. mesela son günlerde bir anda köpekler kesilmesin diye tepki verenlere ve  lgbt yürüyüşüne katılanlara saldırmaya başlamış kimleri “ona tepki veriyorsun ama doğu türkistan’a vermiyorsun” diye. ve de çok aşağılayıcı söylemlerle, mesela “elin homosu müslüman kadar değer görmüyor” gibi.

1. eşcinsel de müslüman olamaz mı?
2. o savunduğun uygur türklerinde eşcinsel yok mu?
3. yaratılmışlar salt yaratıldıklarından ötürü, ne olurlara olsunlar, zaten kıymetli değiller mi? neden katledilen müslüman ve türk olduğunda daha duyarlı olmamız gerekiyor? tüm insanlar yaşama hakkı bakımından eşit değil mi?

bu tavra alışkınım esasen. 
iki yıl önce, "gezi parkı kamu malıdır" diye ses çıkardığımızda “28 şubatta neredeydin" diye  ilkokul yaşlarımız için sorgulanmıştık... 
ama katlanamıyorum, öyle saçma ki çünkü…

velhasıl, diyeceğim şu ki:
bir dakika, bi sakin olun. öncelikle, bu, “kim daha duyarlı yarışı” değil.
tüm insan hakları ihlalinden ve çevreye/ ekolojiye yapılan tahribattan hepimiz aynı oranda nasibimizi alacağız. bu anlamda önceliği yok aslında. insana ve doğasına zarar veren her şeye tepki vermeli, haklarımızı korumalıyız.
ayrıca düşünsenize, aynı anda hem uygur türkleri’ne hem kobane'ye hem hayvanlara üzülebilir hem lgbt bireylerin insanca yaşama haklarını hem artvin’de maden için ağaç kesilmemesini savunabiliriz. hiçbiri bir diğerine engel değil ki!
sakin olun, kimseyi suçlamayın, yargılamayın…

3 yorum:

  1. Yüreğine sağlık. Yazdıklarına tamamen katılıyorum. Çok güzel ifade etmişsiniz. Muhafazakar mahallede büyüdüğüm için o tepkileri çok iyi biliyorum. Dediğiniz gibi bir yarış içine sokmak çok çirkin. Kaldı ki böyle bir yarış yapılsa o suçlamaları yapanlar sınıfta kalırlar.

    YanıtlaSil
  2. Yüreğine sağlık. Yazdıklarına tamamen katılıyorum. Çok güzel ifade etmişsiniz. Muhafazakar mahallede büyüdüğüm için o tepkileri çok iyi biliyorum. Dediğiniz gibi bir yarış içine sokmak çok çirkin. Kaldı ki böyle bir yarış yapılsa o suçlamaları yapanlar sınıfta kalırlar.

    YanıtlaSil
  3. sevgili Şahin Shirin Erdem,
    teşekkür ederim.
    daha geniş bakmayı, önyargıları yıkmayı, ve her insana insan olduğu için kıymet vermeyi hepimiz öğrenmek zorundayız sanırım... aksi durumda, topluca yaşamak ve nefes almak çok güç.

    YanıtlaSil