Perşembe, Ocak 14, 2016

terapi odası

bazen hissedersin.
karşında oturur, ilk seansta anlatmaz. 
ama bilirsin.
zamanı gelince anlatacaktır...
seni test eder, güvenmek ister önce.
yüzeysel konularda dolaşır, gündelik sıkıntılar vs...
sonra bir gün,
bilmem kaçıncı seansta "çocukluğumda" diye başlar söze...
anlarsın ne diyeceğini.
duymak istemezsin sonrasını...

kalbim sıkışıyor bugün.
öyle bir iş değil bizimki...
ofiste bırakıp eve gelip normal normal devam etmek çok zor bazı günler...


korumak istiyorum tüm çocukları.
kimse onları incitemesin istiyorum...

başarısız boktan bir kış geçirdik- 2

bir yıl önceki yazımı okudum. ne kadar da hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu acıyla fark ettim.
yine fransa, yine sultanahmet... bu sefer geçen yıldan da fazla doğu, güneydoğu... 
yüzlerce ölüm, tonlarca acı...
ve sosyal medyadaki canavarca yorumlar... 
bu kadar nefret nereden geliyor? anlamakta zorlanıyorum... tek bildiğim giderek arttığı. her şiddetin daha fazla şiddete neden olduğu.
"düşünen insan" "medenileşme" adı altında giderek ilkelleşiyor gibi geliyor bana.
sahi neden bu kadar zor, bir arada ve barış içinde yaşamak?

"...

başarısız boktan bir kış geçirdik

kanımız bile doğru dürüst akmadı

bir sürü çocuğu öldürdüler."